Hernekadar grup arkadaşları David Gilmour ve Roger Waters`in gölgesinde kalmış olsa da, kanserle savaşını kısa sürede kaybederek vefat eden 15 Eylül Pazartesi günü ölen Pink Floyd klavyecisi Rick Wright, grubun ses araştırmalarında çok önemli bir yer sahibiydi. Kendisi aralarında 1973 yılında çıkan Dark Side Of The Moon albümünden Us & Them,” de olmak üzere bir çok güçlü Floyd parçasının yaratıcılarındandı. Öldüğü günün ertesinde Entertainment Weekly dergisi, grup arkadaşı davulcu ve onun 40 yıllık arkadaşı Nick Mason ile söyleşi gerçekleştirdi.
Rick Pink Floyd için ne kadar önemliydi?
Nick Mason: Gerçek şu ki, diğer tüm gruplar gibi, kimin ne kadar katkıda bulunduğunu asla tam olarak ölçemezsiniz. Fakat eğer Rick olmasaydı Pink Floyd, Pink Floyd olmazdı. Sanırım özellikle Roger ve David arasındaki gruba katkı savaşları yüzünden Rick`in gruba katkısı çok geri planda kaldı. Çünkü Pink Floyd müziği bas, gitar ve davuldan daha fazlasıydı. Rick`in soundu hepsini bağlayan birleştiren bir tarzdı.
Bu özellikle grubun ilk dönem müzikal maceracı günleri için daha da geçerli.
Evet. Onun çok özel bir stili vardı. Özellikle aritmik parçalarda benden farklı olarak tempoyu düşünmezdi. 1967 yılı için sanırım bu tamamen devrim niteliğindeydi.
Kişisel olarak nasıl bir insandı?
(Gülüyor) O çok....Rick gibiydi! Gerçekten. Daha ilk günden grubun kenarında en sessiziydi. Sanırım ben onu diğerlerinden daha zor tanıyabildim. Fakat şimdi 40 yıl sonra onu çok iyi bildiğimizi hissediyorum.
Peki bunu bir İngiliz çalışma tarzı olarak görür müsünüz?
Biz aramızda konuştuk. Fakat çok fazla zamanı da birbirimize muziplik yapmakla geçirdik, gerçekten ve birbirimize dalaştık. Bu merak yüzündendi. Bir çeşit çete oluşturma. Ve öylece duş dünyaya karşı birleşmiş bir cephe oluşturuyorsunuz. Fakat bu dörtlü arabaya bindiği andan itibaren çok uzun zaman tartışır, didişir ve pek yaratıcı olmazdık.
Özellikle Rick ile aranızda geçen bir anınız var mı?
Anılarımızın büyük bir kısmının ne yazık ki para ile ilişkilerimize ait olduğunu söylemeliyim. Roger ile ilk toplantımızda ona arabamı vermedim ve Rick ona sigara vermedi. Ve bu ilişki işte bundan sonra 40 sene boyunca böyle devam etti.
Ve Roger bunun için o günden beri sizi suçluyor.
Evet kesinlikle. Ama sanırım artık bunları aşmaya başladı.
Rick ile ilk tanıştığınız zamanı hatırlıyor musunuz?
1962 yılıydı çünkü hepimiz mimarlık çalışıyorduk. Bir mimar gibi gözüküyordu ama mimariye hiç ilgi duymuyordu. Sonra aylar içerisinde hatırlayabildiğim kadarıyla müzik kolejine yazıldı ki en başından beri yapması gereken birşeydi bu.
O zamandan sonra nasıl oldu?
Aynı hiç değişmedi. Tabi ki bildiğiniz insanda fazla pek birşey değişmez. Roger 1962 de de kendini bir çeşit gizliyordu. O tarihten sonra da hiç değişmedi. Biraz mız mızdır. Rick ise oldukça sakindi ve hep öyle kaldı.
Kendisi ayrıca bir çok Pink Floyd parçasına da imza attı.
Us And Them gibi bir parça kesinlikle Rick`e aittir. O bir çeşit George Harrison gibiydi. Aslında bazen yapıtlarından daha fazlasını yaptıkları gözden kaçar, onun gibi.
Siz başsağlığı diliyoruz ve sizi böyle bir zamanda rahatsız ettiğimiz için özür dileriz.
Hayır, sorun değil. Onun hakkında konuşmayı, konuşmamaya tercih ederim.
Kaynak:http://www.pinkfloydturk.net